ISIRAN KÖPEKLER 

 

Konu başlığı için üzgünümama tabii ki TÜM köpekler ısırırlar. Bu köpek olmanın bir parçasıdır; onlar çiğnemeyi, koklamayı, çukur kazmayı, havlamayı severler…Ve evet, bazen de hırlar, hatta ısırırlar.

Ben köpekleri SEVİYORUM. Onlardan birşeyler öğrenmeyi SEVİYORUM. Onlarla yaşamayı SEVİYORUM. Ve insanları onlar hakkında eğitmeyi SEVİYORUM. İnanıyorum ki k
öpek sahiplerinin ilk üstesinden gelmesi gereken engel, köpeklerin yalnızca bir köpek olduğu gerçeğini kabullenmektir. Onlar bizim dilimizi konuşamazlar ve bizimle iletişim kurmak için kullanabildikleri yegane yol bildikleri tek dil, yani "köpek dili"dir.
Ve işte bu nedenle, eğer birlikte yaşadığınız aile bireylerinize bir de köpek eklenecekse, kendinizi köpek dilini öğrenmeye adamanız lazım. Üstelik eğer köpeğiniz evi bir de çocuklarınızla paylaşacaksa, o zaman sizin de hem çocuklarınızı hem de köpeğinizi birlikte uyum içinde yaşamak için eğitmeye hazır olmanız gerekir.

Bu iki tür arasındaki iletişim kopukluğu yüzünden pek çok köpek, köpek olmanın bedelini atılarak ve/veya ötenaziye maruz kalarak “ödemek” zorunda kalıyor. Evet, köpeklere oldukça yüksek standartlar uygulanıyor. Şimdi diyelim ki Küçük Jimmy Küçük Suzy’nin gözünü “hiç kışkırtılmadığı halde” morarttı, bu bir an için çok önemli gibi görünse de (-ki belki de aslında hiç değil), hayat yine kaldığı yerden devam edecek. Siz de sakın bunun karşılığında Fido’nun da bu morarmış gözün bedelini ona ödetmesine izin vermeyin, işte bu affedilmez bir hata olur. Çocuğunuzu uygunsuz bir davranışı oldu diye evlatlık verir misiniz? Ya da, yan komşunuzdan hoşlanmıyor diye onu götürüp biryerlerde bırakır mısınız?

Bir tehditle karşı karşıya olduğunu “hisseden”,  korkutulan ya da kışkırtılan bütün köpekler ısırırlar. Tüm köpeklerde bu eşik farklılık gösterir, ama hepsinin eşiği aşıp karanlık bölgeye geçtikleri bir nokta mutlaka vardır. Isırmanın engellenmesi çok daha önceden bu hassasiyetin farkedilip azaltıması ve karşı şartlandırma ile başlar. Bunun başlangıç noktası ise yavru köpeğin sosyalleştirilmesi, tutma - idare etme alıştırmaları ve “acı” eğitimidir. Yani köpeğinize bir an gelip Küçük Suzy’nin ona saldırabileceğini öğretebilirsiniz, o zaman buna aldırmayacaktır bile, çünkü o anda duyduğu acı, Annesi’nin ona bir sürprizi olduğu anlamına gelen öğrenilmiş bir işarettir artık: Acıya dayanabilirim…bunu affedebilirim...evet, kurabiyem nerede?

Bununla birlikte yürütülmesi gereken bir diğer konu da çocuklara köpeğin alanına saygı göstermek gibi kavramların öğretilmesidir. Köpeklerle çocukların beraberliği, sınırlar net olarak tanımlandığında ve onlara karşılıklı saygı öğretildiğinde çok daha başarılı sonuçlar verir..

Bizler köpek sahipleri olarak, köpeklerimizin insanlara ait yani -yabancı- bir ortamda yaşamaları nedeniyle hergün karşılaştıkları pekçok farklı durumdaki dayanma sınırlarını iyi bilmeliyiz ve onları sürekli olarak bu sınırı azar azar ileri taşıyacak şekilde eğitmeliyiz, işte bu yolla onları ‘bombaya dayanıklı’ hale getirebiliriz. Sabır ve anlayışla, şu anda bulunduğumuz noktadan hedeflediğimiz noktaya ulaşabiliriz. Günümüzde artık köpeklerle iletişim kurma yetisi kazanabilmek için sayısız bilgiye ulaşmak mümkün. Ve bunlar yalnızca eğitimcilerin için d
eğil, herkes için.

 

 

Mehveş İpek & Yiannis Arahovitis

     StarDogs Positive Training

                  Positive-S

 

 

 

[ana sayfa]